Hoşgeldiniz.
tarafından
işe iade ve fazla mesailerim için dava açmak istiyorum. bu ikisi için ayrı ayrı mı başvuruda bulunup iki farklı dava mı açmam gerekiyor. tek bir başvuruda hem işe iade hem mesai davası açılamaz mı?

1 cevap

tarafından

İşe iade davasının tek başına açılması gerektiğine dair Yargıtay kararları

“Diğer taraftan Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması gereği yargılama usulleri farklı olan feshin geçersizliği ve işe iade istemiyle birlikte kıdem, kötü niyet tazminatı ve işçilik alacaklarının aynı davada istenmesi olanağı bulunmamaktadır. Zira işçinin işe iadeyle ilgili isteklerinin yanında işçilikten doğan diğer tazminat ve alacakların da istenmesi halinde, bu talepler yönünden yargılama yapılması, işe iade davasının yasa koyucunun öngördüğü süre içinde seri yargılama usulüne göre görülüp sonuçlandırılmasına engel oluşturur. İşe iade davası dışında kalan diğer hak ve alacaklarla ilgili davalar ise sözlü yargılama usulüne tabidir. Bu nedenle işe iadeyle birlikte diğer işçilik haklarının da dava edildiği hallerde bu davaların ayrılmasına karar verilerek yargılama yapılmalıdır. Esasen işçinin açmış olduğu işe iade davasında ihbar ve kıdem tazminatlarını da talep etmiş olması bir çelişkiyi oluşturur. Bir taraftan feshin geçersizliği ve işe iade talep edilirken, diğer yandan feshin sonucuna bağlı olan tazminatların istenmesi doğru olmaz. Mahkemece, kıdem ve kötü niyet tazminatıyla yıllık ücretli izin ve diğer işçilik alacaklarının tefrik edilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesi isabetsizdir. Kaldı ki kıdem ve kötü niyet tazminatıyla yıllık ücretli izin dışında, iş sözleşmesinin feshine bağlı olmayan işçilik alacakları da istenmiştir. Feshe bağlı kıdem ve kötü niyet tazminatıyla yıllık ücretli izin alacağı, feshin geçersizliğiyle ilgili davanın sonucuna bağlı tutulmalı ve tefrik edildikten sonra bu istekler yönünde bekletici mesele yapılmalıdır.” (Yargıtay 9 Hukuk, 2008/29872 K.)

“İşe iade davasıyla tazminat ve alacak davaları ayrı yargılama usullerine tabi olduğundan davaların tefrikine karar verilerek ayrı dosyalar üzerinden yargılamalarının yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken sadece işe iade davası açılmış gibi hüküm kurulmuş olması hatalı olmuştur.” Yargıtay 9 Hukuk, 2010/19447 K.)

“Davanın açıldığı tarihte feshin geçersizliği isteminin seri yargılama usulüne, işçilik alacaklarına yönelik eda niteliğindeki istemlerin incelenmesinin ise sözlü yargılama usulüne tabi olduğu noktası esas alınarak, feshin geçersizliği istemiyle feshe bağlı olsun olmasın işçilik alacaklarının birlikte ve terditli olarak istenmeyeceği, bu şekilde açılan davada işçilik alacaklarına ilişkin istemin tefrik edilerek, farklı bir esasta ayrı olarak yürütülmesi gerektiği yönünde Dairemizin kararlı bir uygulaması bulunmaktadır… Bu nedenle, yargılamanın devamı sırasında davanın tefrikine karar verilmesi gerekmekte idi.6100 sayılı HMK da söz konusu ayrım kalkmış olmasına karşın işe iade talebiyle birlikte feshin kesinleşmesine bağlı alacakların (kıdem-ihbar tazminatı, yıllık izin ücret vb.) iş güvencesi hükümleriyle birlikte değerlendirilemeyeceği gözetildiğinde iş güvencesine ilişkin davanın tefrikiyle yargılama yapılarak sonuca gidilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması isabetsizdir.” (Yargıtay 9 Hukuk, 2012/22762 K.)

...